Boğaz’ın romantik yanı hiç bitmiyor
İstanbul’un en güzel yanı bence Boğaz. Hele bir de elinde kameran varsa… O ışık, o yansıma, o anlık duygular. Ben de yıllardır Boğaz’da fotoğraf çekiyorum. Bazı noktalar var ki her seferinde kalbimi çalıyor. İşte bu yazıda sana Boğaz’ın en romantik fotoğraf spotlarını anlatacağım. Hazırsan yürüyelim.
İlk durağımız belki de en bilinenlerden. Ama hak ediyor.
Ortaköy İskelesi ve Camii
Sabahın erken saatleri ya da gün batımına yakın zamanlar. Ortaköy’de o küçük iskelede durup karşıya baktığında Boğaz’ın tüm romantizmi ayaklarının altına seriliyor. Camii’nin silueti, arkasında yükselen köprü… Boğaz fotoğrafı denince akla ilk gelen yerlerden.
Ben burayı özellikle sisli günlerde seviyorum. Sis her şeyi yumuşatıyor, renkleri pastel tonlara çeviriyor. Biraz bekle. Işık değişsin. Birkaç kare çek. Sonra da yanındaki simitçiden bir simit kap, denize karşı otur. Hem fotoğraf hem ruh dinginliği.
Bebek Sahili ve Parkı
Burası biraz daha sakin. Özellikle hafta içi sabahları. Bebek’te denize sıfır banklardan birine otur, tekneleri izle. Işık genelde yumuşak. Arka planda yalılardan bazıları görünüyor. Koyu yeşille lacivertin dansı…
Burada portre çekmek de çok keyifli. Sevgilinle ya da yalnızken. Işık yüzüne çok güzel düşüyor. Ben genelde 50mm lensle çekiyorum. Arka plan hafif bulanıklaşınca romantizm katlanıyor.
Rumelihisarı’ndan Boğaz Manzarası
Burası biraz tırmanış istiyor. Ama değiyor. Hisarın içinde gezerken birden karşılaştığın o dev manzara… Karşında Anadolu Hisarı, ortada Boğaz. Renkler özellikle sonbaharda alev alev.
Hisarın taşlarına yaslanıp uzun poz vererek çektiğim kareler hala en sevdiğim fotoğraflar arasında. Rüzgar estiğinde dalgalar beyaz köpükler bırakıyor. O anı yakalamak için sabırlı olmak lazım.
Çırağan Sarayı ve Ihlamur Deresi civarı
Burası biraz daha az bilinen bir nokta. Özellikle sarayın hemen yanındaki yoldan Boğaz’a doğru inen patikada muhteşem ışık oyunları oluyor. Sarayın ışıklandırıldığı akşam saatlerinde çekilen fotoğraflar adeta masal gibi.
Bir keresinde yağmur sonrası gökkuşağı çıkmıştı. Tam da sarayın üstünden. O anı kaçırmamak için koşa koşa gitmiştim. Nefes nefese kalmıştım ama değmişti.
Üsküdar Sahili ve Mihrimah Sultan Camii
Anadolu yakasını da unutmayalım. Üsküdar’da Mihrimah Sultan Camii’nin hemen önündeki setlerde durduğunda Avrupa yakası tüm heybetiyle karşında. Özellikle akşam ezanı okunurken oluşan atmosfer… Kelimelerle anlatılamaz.
Burada uzun pozla akan trafiği ve geçen vapurları aynı karede yakalayabilirsin. Romantik bir hava katmak istersen de ön plana birileri oturtup siluet çalışması yap.
Küçük Çiftlik Parkı ve Kireçburnu
Kireçburnu’nda gün batımı saatleri inanılmaz. Parkın içinden geçen yol boyunca birçok nokta var. Ama özellikle denizin en çok içe kıvrıldığı yerde durmanı öneririm. Işık denizin üzerinde turuncu bir yol çiziyor.
Burada drone ile de çok güzel görüntüler alınıyor. Fakat drone uçuracaksan mutlaka izinleri kontrol et. Bazı günler rüzgar çok sert esiyor, o yüzden dikkat.
Boğaz’da Fotoğraf Çekerken Dikkat Edilecekler
Her spotu tek tek anlatmakla bitmez. Birkaç pratik tavsiyem var. Öncelikle Boğaz fotoğrafı çekerken en önemli şey ışık. Gün doğumu ve gün batımı saatlerini iyi takip et. Golden hour denen o sihirli zaman dilimini kaçırma.
Yanına mutlaka tripod al. Özellikle uzun poz için şart. Ayrıca polarize filtre Boğaz’ın mavisini daha da derin gösteriyor. Rüzgar çok oluyor, bu yüzden ağır bir tripod tercih et.
Ve son olarak… Acele etme. Boğaz’ın romantizmini hissetmeden fotoğrafını çekme. Otur, izle, kokla, dinle. O anın içine gir. Sonra deklanşöre bas. O zaman fotoğrafların çok daha anlamlı olacak.
Ben bu noktalara defalarca gittim. Her gidişimde yeni bir şey keşfettim. Sen de kendi gözünle gör. Kendi anlarını yakala. Belki bir gün senin çektiğin o romantik Boğaz karelerini de burada paylaşırız. Az Bilinen İstanbul hakkında daha fazla bilgi edinmek ister misiniz?
Kameranı kap, ayakkabılarını giy. Boğaz seni bekliyor.